Kapalı kapılar ardından’ da kısa bir süreliğine son yazım.. İlerleyen tarihlerde geçermiyiz tekrar kapalı kapılar ardına bilemiyorum.. Ancak bu yazım yayınlandığında sitem de açılmış olacak.. Sitede herhangi bir değişiklik yok.. Değişiklik olan sadece benim.. Görsel anlamda değil tabi ki… Düşünce değişikliği… Her an her şeyi yapabilirim.. Mesela bugün aile doktorumu bile değiştirdim.. Sevmiyordum zaten eski doktoru iyi oldu sanki:) Neyse hadi bitsin açalım artık siteyi….. Bu arada diğer 3 yazı da neler yazdım ben de hatırlamıyorum.. Umarım kimseye sert çıkış yapmamışımdır.. Birde onların kahrını çekmek istemiyorum.. Şayet yaptıysam haketmişindir adamım ama unutma seni çekecek havamda değilim hadi işine…
Eskiden sık sık ziyaret edip yazılarımı paylaştığım bir site de dikkatimi çekti profil bilgilerim..Kendimi anlatmaya çalışmışım ilk defa… Hoşuma kaçar gibi oldu onu yazayım istedim..
1986 sıcak bir ağustos günü ( XX Ağustos ). Ama maalesef serin bir sabaha karşı Kayseri’de açmışım gözlerimi dünyaya. Baştan peşinen söyleleyim hastane doğumluyum Ebe’mi tanımam
iki katlı hollanda tipi sempatik bir evde yürümeyi konuşmayı sevmeyi ve sevilmeyi öğrenmişim. Yeşil boyalı o evde merhaba demişim iyisiyle kötüsüyle bu hayata. İlk oyuncağım ilk gülücüğüm ilk göz yaşımı o yeşil boyalı evde bırakmışım yitip giden çocukluğumla. Gitmişim bırakıp o malikanede kalan çocukluğumu site adı verilen bir yapmacık konutun hayatın 120m ye sığdırıldığı apartman dairesine. Küçük bi mahalle ilkokuluydu. Okudum sonra lise ddiler gittim. Sonra universite oku dediler. Oraya da gttim. Ama bu sefer farklıydı onlar dediler ama ben yapmadım. Muhasebe okuyordum yine küçük bir şehirde küçük hayallerin arasında. ( Yozgat ) Bitirmedim bu sefer bıraktım kaçtım olacağım gerçekten. Uzun zamanlar ilgi alanım bilgisayar ve internete harcadım herşeyimi gençliğimi gülüşümü vaktimi. Yavaş yavaş otururken taş taş üzerine bir e-ticaret sistemi kurdum. Kurmusum bende sonradan farkettim. Okumamıştım ama mutluydum bendim olmak istedikleri ben değil olmak istediğim bendim.
Simdi düşünüyorum da gerçekten ben olmak istediğim ben olabildim mi? Yoksa sadece olduğumu mu sanıyorum? Bu sessizlik anında bir anlam veremedim? Ama olmadıysam da olacağım bir gün onu biliyorum..
Çok değil henüz sessizliğin başlarındayım.. Pişman mıyım? Hayır belki de ilk defa bu kadar huzurlu ve rahat geçiyor sessizlik dönemim.. Neden sustum? Herkes farklı birşey söylüyor şu mu oldu bu mu oldu şöyle mi oldu? Yok hiç birşey veya hiçbirinizin demediği bir seçenek susmak isteyişim… Sıkıldım.. Yoruldum.. Usandım… Ne zamana kadar gerçekten bilmiyorum. Belki de 5 dk sonra geri açarım? Belki de 5 yıl sonra? Zaten ben yazmaya devam ediyorum? Hayata kaldığım yerden devam ediyorum. Sadece sizler biraz uzakta, biraz sessiz kalıyorsunuz hepsi o benim için.. Biraz susmam, hayatı izlemem ve yeni bir çıkış yolu bulup, onun planlarını çizmem gerekiyor.. O sırada sessizlik.. Ne güzeldir sessizlik çıt yok….
Birlikte çekilmiş hiç resmimiz yok bizim, aklımdaki kareleri saymazsak. Sanki hiç yaşamadık, sanki hiç yaşanmadık!
Oysa daha dün gibi şu sahilde köfte yiyişimiz. Kayalıklardan bakıp denize, martıları seyreden sanki biz değiliz. Zaman bile ölüyor demek ki!
Bir kitabın önsözü gibiyiz; anlatıyoruz, yaşayamıyoruz! Çevirecek sayfası kalmadı herhalde bu aşkın; yoksa havada uçuşan şu sözcükler, konacak bir cümle bulurlardı kendilerine.
Birbirimizden ayrılırsak sorun olmaz da, ya kalplerimiz ayrılmışsa? Ya bir daha aynı anda düşünüp, elimiz telefona gitmezse? “Şimdi seni düşünüyordum” diyemezsek!
Bir ömrü beraber geçiremeyebiliriz. İki yabancı, kolay mı? Sevgili olmamak umurumda değil ama bir gün isimlerimizi unutursak diye korkuyorum. Unutulmak, yaşayamamaktan daha acı geliyor.
Ne yalan söyleyeyim, seni çok özlüyorum. Gerçi yanımda olsan hasretim biter mi, ondan da emin değilim.
Birlikte yaşamak, bir evi paylaşmak değildir. Birleştirip ruhları, dengeyi tutturabilmektir. Farklı bulutlara bakıp, aynı gökyüzünü görebilmektir. Ötekisi birlikte yaşlanmak!
Bir yanıma iyi geliyorsun ama o yanım neresi bilmiyorum. Gözümün, sözümün, kalbimin ötesinde bir durağım var benim. Kimselerin önünden geçmediği, belki yerini bile bilmediği. Sanırım sen arada sırada oraya uğruyorsun.
Ne zaman seni ansam, hınzır bir tebessüm yerleşiyor dudaklarıma. Hasretinden bedenim kavrulurken, sanki o gülümsemeyle geri geliyorsun.
Yokluğuna alışmak kolay, bir yolu bulunuyor sessizliğin. Kalsaydın, diğerlerine benzerdik. Belki de iyi oldu gittiğin. Benim derdim başka! Korkuyorum, ya bir daha hatırlayamazsam yüzünü çünkü birlikte çekilmiş hiç resmimiz yok bizim!
Candan Ünal
WeyseL.Com’u bugun itibari ile kapattım.. Site indexi değişik en azından site her ne kadar yerinde duruyor bile olsa siteye girmek isteyenlere bu an ki psikilojim cevap vermekte.. Bu durumu seviyorum.. Yazıyorum ama okunmuyorum.. O uyuz eleştiriler yok mutluyum.. Hiç olmadığım kadar mutluyum hemde?! Umarım bu sefer kararlarımı uygulamak ağır gelmez umarım bu sefer her şey yolunda gider.. Dua et bana…!