Çok değil henüz sessizliğin başlarındayım.. Pişman mıyım? Hayır belki de ilk defa bu kadar huzurlu ve rahat geçiyor sessizlik dönemim.. Neden sustum? Herkes farklı birşey söylüyor şu mu oldu bu mu oldu şöyle mi oldu? Yok hiç birşey veya hiçbirinizin demediği bir seçenek susmak isteyişim… Sıkıldım.. Yoruldum.. Usandım… Ne zamana kadar gerçekten bilmiyorum. Belki de 5 dk sonra geri açarım? Belki de 5 yıl sonra? Zaten ben yazmaya devam ediyorum? Hayata kaldığım yerden devam ediyorum. Sadece sizler biraz uzakta, biraz sessiz kalıyorsunuz hepsi o benim için.. Biraz susmam, hayatı izlemem ve yeni bir çıkış yolu bulup, onun planlarını çizmem gerekiyor.. O sırada sessizlik.. Ne güzeldir sessizlik çıt yok….
Uzun zamandır kayıp olan yazım.. Bi kaç kişi sormuştu bulmuşken eklemek istedim yeniden…
Doğumundan itibaren birşeyler kazanmak için savaşırsın. Önceleri yürümek için daha sonra konuşabilmek içindir bu savaş. Ardından sevmek için başlar. Sevmeyi öğrenirsin sevilebilmek için. öğrenmek için olan savaşın hiçbir zaman bitmez. Zamanla acının dilini yaktığını, tatlının okşadığını öğrenirsin. Aslında sürekli birşeyler kazanabilmek içindir bu savaş. Kazanırsın da ardından tek tek kaybetmeye başlarsın. yapacak tek şey elinden kayıp gitmelerini izlemektir. Bir gece yeniden doğar güneş. İnanırsın ve yeniden başlarsın. Kazanırsın yine kazanırsın ve biriktirmeye başlarsın kazandıklarını. Düşman senden hızlı davranır her zaman. Senelerini harcadığın biriktirmek için hayatını harcadığın evet kazandım artık benim dediğin herşeyi alıp gider yeniden. Bu sefer daha iyi anlarsın aslında her inanışın da birer kayıp olduğunu. Gücün biter savaşmaya dayanacak gücün kalmaz artık. Korkarsın yeniden kazanmaktan. Senin hiç korkuların olmasın. Düşmanın olmasın hayat. Biriktirdiklerini alıp gitmek yerine her daim daha fazlasını versin sana. Ve inanışların hiç bir zaman kaybedişlerin olmasın. Yüzün gülsün, umutların yeşersin; hayatın her zaman umutlarınla mutluluklara açılsın peri kızı.
Uzun zamandır şöyle bir dönüp bakmadım kendime.. Nerdeyim nasılım kimleyim ne alemdeyim.. Çok sağlıklı geçmeyen okulun (Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek yüksek okulu – Organik tarım); ilk döneminde hem okul ile hem de hayat ile olan bazı görüşlerimde oldukça büyük değişiklik yaptım.. Gibi; işi bırakmak; gibi yer sağlayılığından vazgeçmek; gibi yanlızca web tasarım ile uğraşmak.. Şimdi ne haldeyim. Çok sağlıklı geçmeyen okulun (Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek yüksek okulu – Organik tarım); ikinci dönemine hızlı bir giriş yaptım bugün yorgunluktan sabah derslerini kaçırmış da olsam dersleri takip etmeye çalışıyorum en azından . Gerçi hoş hala anlamadım o okul bitince ne işime yarayacak ama işkenceli de olsa bu bitsin istiyorum. Ondandır sanırım bu sene sınava girmekten bile vazgeçtim.. Saçma bir anlamsızlık ve boşluk içinde anlmaya çalışıyorum kim nerede ne yapıyor ve ben onları nereden nasıl izliyorum.. Onlar izlerken d ben neler yapıyorum.. Okul deyince(Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek yüksek okulu – Organik tarım); bu dönem derslerin oldukça üst üste bindiğini ve neredeyse tum hafta ders çalış gibi sıkıcı bir dönem oldugunu biliyorum ve bu durumdan nefret ediyorum…
Ah tam bu yazıyı yazarken facebook’da güzel bir şiir eşlik etti bana onu da paylaşmak istedim sizlerle…
Can yücel – Hayat ve Ben
Klasit yine nette gezerken okuduğum ve evet sanırım aynen böyle dediğim bir aslan burcu özelliği;
Kendini ifade etmek, Aslan’ın hedefi budur. İçsel durumunun dışsal sembollerini yaratmak. Sıcak, özgüvenli ve kendini ifade eden bir tarzda dünyaya ait olduğunu hissetmek Aslan’ın konularıdır. Yaratıcılık, tiyatrosallık, yaşam şevki; sevgi ve beğeni toplayan bir performansın tüm unsurları Aslan’ın kaynaklarını oluşturur.
Bütün geleneksel yaratıcılık alanları Aslan’ın içsel dünyasını dışarı çıkarma kanallarıdır. Oyunculuk, dans, hikaye anlatma, övgü, alışveriş hepsi de Aslan’ın patikasında bulunur. Aslan dolaysız bir yaratıcı kulvar seçtiğinde daha iyi parlar. Sahnede olmak dikkat çekmek için güçlü bir istek söz konusudur.
Stratejisi içtenlik ve risk alabilmektir. Kendisini bu stratejilere göre ortaya koyar. Hayat bize daha dostça ve zevkli gelir. Bu Aslan’ın gelişimidir. Aslan’ın gölgesi riski göze alıp kendini ortaya koyduğunda ve alkışlanmadığında ortaya çıkar. Bu durumda Aslan içine kapanır ve bir daha asla riske girmez. İnsanların onayını alma arzusuyla kendisine ters düşse de “insanları memnun etme” ve gösteri krizine kapılabilir.
İçine kapanma genellikle kibire ve egomaniye yol açar. İkinci durumda ise gösteri hiçbir amaca hizmet etmeyen bir patırtıya dönüşür. Duygusal ilişkilerinde gururu onu basit bir şekilde sevgiyi istemekten alıkoyabilir. Arzuladığı ilgi ve onayı görmezse kalbi kadar gururu da yaralanır. Öğrenmesi gereken; kendi iç süreçleriyle ilgili somut kanıtları, dürüst, yaratıcı, hesapsız bir şekilde ortaya koymak. Onaylanmaktan bağımsız güven duygusunu geliştirmektir.