Yine eski yazılarımdan birisi. Bir dostun gurbetten ettiği sitemlere istinaden yazmıştım. Bulmuşken onuda cut yapalım hemen
Hani bir kelam etmiştin hatırlar mısın? Gurbette bir dostun selamını bilir misin? Sen kadar olmasa da bilirim gurbette bir dostun verdiği selamın mutluluğunu ve neşesini. Peki sen sıla da bir dostun selamını beklerken vaktin ne kadar zor geçtiğini bilir misin? Hiç gelmeyecek olan o selamın neşesini taşır mısın yüreğinde bir an bile kaybetmeksizin. Farkettin mi hiç ?! Her saniye daha da zorlaştığını ” dostum ” derken dudakların neşesinin azaldığını. Bu kadar zor olabilir miydi? Topu topu iki hece altı harflik bir kelimeyi sarfedebilmek. Belki de zor olan sarfetmekten öte hissedebilmektir. Sen hiç hissetmeden ” dostum ” demenin ne zor olduğunu hissettin mi? Şimdi karar ver hangimiz sıla hangimiz gurbet. Sıladaki uzaktan gurbetteki yakına selamlar olsun.!!!
Uzun zamandır şöyle bir dönüp bakmadım kendime.. Nerdeyim nasılım kimleyim ne alemdeyim.. Çok sağlıklı geçmeyen okulun (Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek yüksek okulu – Organik tarım); ilk döneminde hem okul ile hem de hayat ile olan bazı görüşlerimde oldukça büyük değişiklik yaptım.. Gibi; işi bırakmak; gibi yer sağlayılığından vazgeçmek; gibi yanlızca web tasarım ile uğraşmak.. Şimdi ne haldeyim. Çok sağlıklı geçmeyen okulun (Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek yüksek okulu – Organik tarım); ikinci dönemine hızlı bir giriş yaptım bugün yorgunluktan sabah derslerini kaçırmış da olsam dersleri takip etmeye çalışıyorum en azından . Gerçi hoş hala anlamadım o okul bitince ne işime yarayacak ama işkenceli de olsa bu bitsin istiyorum. Ondandır sanırım bu sene sınava girmekten bile vazgeçtim.. Saçma bir anlamsızlık ve boşluk içinde anlmaya çalışıyorum kim nerede ne yapıyor ve ben onları nereden nasıl izliyorum.. Onlar izlerken d ben neler yapıyorum.. Okul deyince(Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek yüksek okulu – Organik tarım); bu dönem derslerin oldukça üst üste bindiğini ve neredeyse tum hafta ders çalış gibi sıkıcı bir dönem oldugunu biliyorum ve bu durumdan nefret ediyorum…
Ah tam bu yazıyı yazarken facebook’da güzel bir şiir eşlik etti bana onu da paylaşmak istedim sizlerle…
Can yücel – Hayat ve Ben
Sevda bir köle ayrılık sahibi olmus bir kere.En masum çağında aşk,satılmış bir insana. Ne gücü yeter özgürlüğe, ne de vazgeçebilir özgürlükten. Sahil kenarında kıyıya vurmuş bir valık. İçinde deniz özlemi, ölüm an ve an yakın. Zaman durmuş, sevdalı yürek terkedilmişcati bosluğuna. Lambalar sönük,vakit ayrılık,vakit yok aslında.İlk gecesinde durmuş ayrılığın zaman.. Kelimeler anlamsız, duygular gereksiz, yaşamak sebepsiz, sen yoksan neye gerek özgürlük..!