Çok değil henüz sessizliğin başlarındayım.. Pişman mıyım? Hayır belki de ilk defa bu kadar huzurlu ve rahat geçiyor sessizlik dönemim.. Neden sustum? Herkes farklı birşey söylüyor şu mu oldu bu mu oldu şöyle mi oldu? Yok hiç birşey veya hiçbirinizin demediği bir seçenek susmak isteyişim… Sıkıldım.. Yoruldum.. Usandım… Ne zamana kadar gerçekten bilmiyorum. Belki de 5 dk sonra geri açarım? Belki de 5 yıl sonra? Zaten ben yazmaya devam ediyorum? Hayata kaldığım yerden devam ediyorum. Sadece sizler biraz uzakta, biraz sessiz kalıyorsunuz hepsi o benim için.. Biraz susmam, hayatı izlemem ve yeni bir çıkış yolu bulup, onun planlarını çizmem gerekiyor.. O sırada sessizlik.. Ne güzeldir sessizlik çıt yok….
Dönüp bir bakmak lazım ne ister insan..
İş / Kariyer / Sağlam bir gelecek mi? Hayır sanmıyorum çunki ucu bucağı olmayan ve insan bir noktaya geldikten sonra; herşeyin kariyer ve para olmadığını bundan çok daha önemli şeyler olduğunun farkına varır.. İlla ki bir kariyer ister ama hayattan istediği şey değildir kariyer aslında…
Aşk / Aile / Eş mi? Hemm aslında bakarsak mantıklı gibi? Ama dünya denilen o yuvarlakımsı dairenin şartlarında aile kurmak ve kurulan ailede huzuru sağlamak oldukça zor olduğuna göre insan mutlaka bir Aşk / Aile ve Eş ister ama aslında hayattan istediği tam olarak buda değildir…
Özgürlük / Bağımsızlık ve Rahat hareket edebilmek midir? Hayır bunun olmadığına kesinlikle inanırım.. Her insanın doğasında vardır özgürlük ama oldukça sıkıcı birşeydir aslında ne kadar özgürseniz o kadar sıkılırsınız.. Sıkıldıkça özgür olmak istersiniz? Özgür oldukça yapacak birşey bulamazsınız.. Yapacak şeyler çoktan tükenmiştir bile..
Eğlenmek / Mutlu Olmak ve Her zaman gülmek mi? Ah hayır bunu da sanmıyorum? Dur itiraz etme hemen neden? Her gün akşam pilav yemek gibidir sürekli mutlu olmak da.. Her an her zaman her gun gülersen mutlu olur veya eğlenirsen artık mutlu olduğun seyler de mutlu etmez daha büyüklerini istersin.. Ama yukarıda ki maddeleri reddettiğimiz için daha buyuklerine ulaşmak sadece hayallerdedir ve mutluluğa alışkın bir insanı hayaller mutlu edemez…
Peki ne ister insan gerçekten? Sen ne istersin?
Uzun zamandır şöyle bir dönüp bakmadım kendime.. Nerdeyim nasılım kimleyim ne alemdeyim.. Çok sağlıklı geçmeyen okulun (Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek yüksek okulu – Organik tarım); ilk döneminde hem okul ile hem de hayat ile olan bazı görüşlerimde oldukça büyük değişiklik yaptım.. Gibi; işi bırakmak; gibi yer sağlayılığından vazgeçmek; gibi yanlızca web tasarım ile uğraşmak.. Şimdi ne haldeyim. Çok sağlıklı geçmeyen okulun (Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek yüksek okulu – Organik tarım); ikinci dönemine hızlı bir giriş yaptım bugün yorgunluktan sabah derslerini kaçırmış da olsam dersleri takip etmeye çalışıyorum en azından . Gerçi hoş hala anlamadım o okul bitince ne işime yarayacak ama işkenceli de olsa bu bitsin istiyorum. Ondandır sanırım bu sene sınava girmekten bile vazgeçtim.. Saçma bir anlamsızlık ve boşluk içinde anlmaya çalışıyorum kim nerede ne yapıyor ve ben onları nereden nasıl izliyorum.. Onlar izlerken d ben neler yapıyorum.. Okul deyince(Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek yüksek okulu – Organik tarım); bu dönem derslerin oldukça üst üste bindiğini ve neredeyse tum hafta ders çalış gibi sıkıcı bir dönem oldugunu biliyorum ve bu durumdan nefret ediyorum…
Ah tam bu yazıyı yazarken facebook’da güzel bir şiir eşlik etti bana onu da paylaşmak istedim sizlerle…
Can yücel – Hayat ve Ben