gidersin ardına bile bakmaman gerektiğini bilerek.
gidersin söylemen gereken milyonlarca şey varken susman gerektiğini bilerek..
gidersin; hala deli gibi ilk gun ki gibi severken aam sevmemen gerektiğini bilerek..
gidersin; son bir kez dokunmak isteyip son kez kokusunu çekerken içine; artık yanında olmayacağını bilerek…
gidersin; elvade demek zordur bilirken bir daha asla merhaba diyemeyeceğini bilerek…
gidersin; yüreğin ağlarken gözlerinden yaşlar süzülse bile; bir daha onun gibi sevemeyeceğini bilerek…
gidersin; aslında gidebileceğini sanarken bir adım bile öteye gidemeyeceğini bilerek..
Unuttum; dersin herkese ve her şartta aslında asla unutmadığını bilerek…
19.05.2010//18:45
Çeyrek asırı tüketmek üzereyim.. Neler görmedim ki? deprem sel olağan hal.. Sağ sol kriz.. Seçim, uygulanmayan idam kararları.. Bir baklavaya 36 yıl.. Banka hortumuna beraat.. Katliam savaş barış.. Aşık ooldum nefret ettim..Ölümler doğumlar.. Sürgünler göçler…Pusular cinayetler.. Bombalar güller karanfiller…Neler geldi neler geçti.. Bir kez olsun Su fenerin bir Türkiye kupası olduğunu göremedim de ona yanarım
:d:D Yazık walla artık seneye kampanya duzenleyelim de garibanlar sevinsinler be
Trabzonspor a rica etsek bir hatıra fotoğrafı için acaba fenerli oyunculara 5 dk lığına verirler mi müzeye kaldırmadan evvel acaba
Kapalı kapılar ardından’ da kısa bir süreliğine son yazım.. İlerleyen tarihlerde geçermiyiz tekrar kapalı kapılar ardına bilemiyorum.. Ancak bu yazım yayınlandığında sitem de açılmış olacak.. Sitede herhangi bir değişiklik yok.. Değişiklik olan sadece benim.. Görsel anlamda değil tabi ki… Düşünce değişikliği… Her an her şeyi yapabilirim.. Mesela bugün aile doktorumu bile değiştirdim.. Sevmiyordum zaten eski doktoru iyi oldu sanki:) Neyse hadi bitsin açalım artık siteyi….. Bu arada diğer 3 yazı da neler yazdım ben de hatırlamıyorum.. Umarım kimseye sert çıkış yapmamışımdır.. Birde onların kahrını çekmek istemiyorum.. Şayet yaptıysam haketmişindir adamım ama unutma seni çekecek havamda değilim hadi işine…
Eskiden sık sık ziyaret edip yazılarımı paylaştığım bir site de dikkatimi çekti profil bilgilerim..Kendimi anlatmaya çalışmışım ilk defa… Hoşuma kaçar gibi oldu onu yazayım istedim..
1986 sıcak bir ağustos günü ( XX Ağustos ). Ama maalesef serin bir sabaha karşı Kayseri’de açmışım gözlerimi dünyaya. Baştan peşinen söyleleyim hastane doğumluyum Ebe’mi tanımam
iki katlı hollanda tipi sempatik bir evde yürümeyi konuşmayı sevmeyi ve sevilmeyi öğrenmişim. Yeşil boyalı o evde merhaba demişim iyisiyle kötüsüyle bu hayata. İlk oyuncağım ilk gülücüğüm ilk göz yaşımı o yeşil boyalı evde bırakmışım yitip giden çocukluğumla. Gitmişim bırakıp o malikanede kalan çocukluğumu site adı verilen bir yapmacık konutun hayatın 120m ye sığdırıldığı apartman dairesine. Küçük bi mahalle ilkokuluydu. Okudum sonra lise ddiler gittim. Sonra universite oku dediler. Oraya da gttim. Ama bu sefer farklıydı onlar dediler ama ben yapmadım. Muhasebe okuyordum yine küçük bir şehirde küçük hayallerin arasında. ( Yozgat ) Bitirmedim bu sefer bıraktım kaçtım olacağım gerçekten. Uzun zamanlar ilgi alanım bilgisayar ve internete harcadım herşeyimi gençliğimi gülüşümü vaktimi. Yavaş yavaş otururken taş taş üzerine bir e-ticaret sistemi kurdum. Kurmusum bende sonradan farkettim. Okumamıştım ama mutluydum bendim olmak istedikleri ben değil olmak istediğim bendim.
Simdi düşünüyorum da gerçekten ben olmak istediğim ben olabildim mi? Yoksa sadece olduğumu mu sanıyorum? Bu sessizlik anında bir anlam veremedim? Ama olmadıysam da olacağım bir gün onu biliyorum..
Çok değil henüz sessizliğin başlarındayım.. Pişman mıyım? Hayır belki de ilk defa bu kadar huzurlu ve rahat geçiyor sessizlik dönemim.. Neden sustum? Herkes farklı birşey söylüyor şu mu oldu bu mu oldu şöyle mi oldu? Yok hiç birşey veya hiçbirinizin demediği bir seçenek susmak isteyişim… Sıkıldım.. Yoruldum.. Usandım… Ne zamana kadar gerçekten bilmiyorum. Belki de 5 dk sonra geri açarım? Belki de 5 yıl sonra? Zaten ben yazmaya devam ediyorum? Hayata kaldığım yerden devam ediyorum. Sadece sizler biraz uzakta, biraz sessiz kalıyorsunuz hepsi o benim için.. Biraz susmam, hayatı izlemem ve yeni bir çıkış yolu bulup, onun planlarını çizmem gerekiyor.. O sırada sessizlik.. Ne güzeldir sessizlik çıt yok….